Çoğumuzun günü cam ekranlarda türlü enformasyona maruz kalarak geçiyor.Pikselleri tüketiyor, verileri istifliyor ve soyut şeylerle boğuşuyoruz. Ancak günün sonunda çöken o meşhur tükenmişlik hissi, sadece çok çalışmaktan değil, hiçbir şey üretmemiş olma paradoksundan kaynaklanıyor olabilir.
Antropolojide insanı tanımlayan terimlerden biri olan Homo Faber (Alet Yapan İnsan), bize unutmaya yüz tuttuğumuz bir gerçeği fısıldıyor: Beynimiz ellerimizle, ellerimiz ise dünyayı şekillendirme arzumuzla hayata tutunur.
Kant'a göre, el beynin dışarı uzantısıdır.
Çaba Odaklı Ödül Döngüsü
Nörobiyolog Kelly Lambert, insanın kırılganlığı bir kavramla açıklar: Effort-Driven Reward Circuit (Çaba Odaklı Ödül Döngüsü).
Fiziksel bir emek harcayıp somut bir sonuç elde ettiğinizde, beyniniz sadece dopamin değil, kalıcı bir tatmin duygusu olan serotonin ve endorfin de salgılar. Modern bilgi işçiliğinde ise genellikle bu döngüyü kesintiye uğrar. Çünkü girdi (e-posta yazmak) ile çıktı (uzun vadede şirketin karlılığı) arasındaki bağ, beynin ilkel ödül merkezi için çok soyuttur.
Emeğin Yarattığı İrrasyonel Değer
İş dünyası ve nöropazarlama açısından inşa etme eylemi, sadece kişisel bir terapi değil, aynı zamanda devasa bir ekonomik güçtür.
Harvard Business School'dan Michael Norton, literatüre Ikea Etkisi olarak geçen kavramla şunu söyler: İnsanlar, emeklerini kattıkları ürünlere, profesyonelce hazırlanmış hazır ürünlerden daha fazla değer biçiyorlar.
Bu durum stratejik bir içgörü sunar: Sadelik her zaman cevap değildir; bazen "zorluk" bağlılık yaratır. Müşterinizi veya ekibinizi sürecin inşasına dahil ettiğinizde, onlara sadece bir sonuç değil, bir mülkiyet ve başarı hissi satmış olursunuz.
Akış ve Odaklanma
Bir şeyler inşa etmek, bizi sadece tüketici olmaktan çıkarıp birer küratör haline getirir. Matthew Crawford’a göre, ahşabı yontarken veya karmaşık bir kod bloğunu sıfırdan kurgularken, akış haline gireriz. Bu hal, dış dünyanın belirsizliğine karşı bireyin kurduğu en güvenli kaledir.
Peki Ne Yapmalı?
İçeriği İlker Canikligil’in de okuyacağını varsayarak cevaplamaya çalışalım.
Eğer bir girişimciyseniz şu soruyu sormalısınız: Sunduğum deneyim kullanıcıyı pasif bir izleyici mi kılıyor, yoksa ona bir inşa alanı mı tanıyor?
Kendi hayatınızda ise; dijital obeziteden kurtulmanın yolu belki daha az tüketmek değil, daha fazla somut çıktı üretmektir.
Kaynakça ve İleri Okuma
- Psyche: The healing power of making things – Dr. E.P. Hall’un ellerimizle bir şeyler yaratmanın iyileştirici gücüne dair kapsamlı analizi. Link
- Lambert, K. (2008): Lifting Depression: A Neuroscientist's Hands-On Approach to Activating Your Brain's Healing Power. Basic Books.
- Norton, M. I., Mochon, D., & Ariely, D. (2012): The IKEA effect: When labor leads to love. Journal of Consumer Psychology.
- Crawford, M. B. (2015): The World Beyond Your Head: On Becoming an Individual in an Age of Distraction. Farrar, Straus and Giroux.
- HBR: The Power of "IKEA Effect" in Branding and Innovation.